|
Tweet |
“Bugün Türkiye, büyük bir beka sorunu ile karşı karşıya. Devletin tüm kurumları, ülkenin üniter yapısı tehdit altında ve mevcut iktidar bu tehditlere karşı gerekli çözümü üretemiyor. Biz, Anahtar Partisi olarak bu kaybolan değerleri yeniden inşa etmeye talibiz. Bu sebeple parti olarak varız. Bu ülkenin değerlerini geri kazandırmak için yeterli güce ve kararlılığa sahibiz. Toplumumuzu rahatlatmak, onlara yeniden umut aşılamak istiyoruz. Genel Başkanımız Yavuz Ağıralioğlu’nun ülke değerlerine olan bağlılığı bize bu yolculukta rehberlik ediyor.”
“Muhalefet, Türkiye’nin yaşadığı tüm bu sorunlara rağmen iktidar olamadıysa, bunun sadece mevcut iktidarın beceriksizliğinden kaynaklanmadığını kabul etmeliyiz. Biz, Türk siyasetinin arzu ettiği bir muhalefet olacak, Sayın Cumhurbaşkanı’nın arzu ettiği değil. Türkiye’nin adalet, yoksulluk ve demokrasi sorunları var. Bu sorunlar hala çözülmemişken, iktidar partisi 22 yıl önce taahhüt ettiği ve çözmeye çalıştığı meseleleri hala gündeme getiriyorsa, kamuoyunun düşünmesi gerekir. 22 yıl önce verdiği sözleri yine anımsatıyorsa, bu durum ciddi bir soru işareti oluşturur.”
Trabzon’a ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Geçen, şehirdeki yerel yönetim hizmetlerinin büyükşehir standartlarında olmadığını ve turizm sektörüyle ilgili organizasyonel eksiklikler bulunduğunu belirtti:
“Ben yerel yönetimlerden gelen birisiyim. Şehre girerken, belediye hizmetlerinin büyükşehir formuna yakın olmadığını fark ettim. Trabzon, turizm açısından oldukça önemli bir şehir. Ancak bu alanda yapılacak daha büyük organizasyonlar ve modernizasyon çalışmalarına ihtiyaç var. Turizmle ilgili akademik bir eksiklik ve personel yetiştirme noktasında da bazı boşluklar mevcut. Bu konuda daha kapsamlı bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”
Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre-Şehircilik Başkanı Emine Küçükali, Trabzon’daki sorunların kısa vadeli değil, yılların birikimi olduğunu ifade etti. "İstanbul'da yaşıyorum ama memleketim Trabzon. Eskiden batısında fındık, doğusunda çay ile tarımsal üretimin yoğun olduğu bir şehirdi. O dönem Trabzon bu ürünlerle geçimini sağlayabiliyordu. Ancak bu potansiyeli sanayiye ve ileri teknolojiye dönüştürmekte yetersiz kaldık. Bugün geldiğimiz noktada gençler işsizlikle mücadele ediyor, köyler boşalıyor. Köylerde hane sayımız ciddi oranda azaldı. Gençlerimizin çoğu işsiz, bu da geleceğe umutla bakmamızı zorlaştırıyor. Tüm bürokratlara ve yetkililere sesleniyorum: Dönüp Trabzon'a bakın. Gençlerimiz işsizlikle boğuşurken, onları olumlu yollara yönlendirebileceğimizi düşünmek zor. Üzgünüm, sadece bunu söyleyebilirim." dedi.