Trabzon’da etkili olan kuvvetli sağanak yağmurlar, kentin yıllardır tartışılan altyapı sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı. Kısa sürede etkili olan yoğun yağış, bazı bölgelerde yolları ve düşük kotlu alanları su altında bırakırken ulaşımda da ciddi aksamalar yaşandı.
Resmî verilere göre bazı noktalarda metrekareye 50 kilogramın üzerinde yağış düştü. Elbette böylesine yoğun bir yağışın şehir altyapısını zorlaması beklenebilir. Ancak asıl üzerinde düşünülmesi gereken, yağmurun ne kadar yağdığı kadar, kentin bu yağışa ne kadar hazır olduğudur.
Trabzon’un eğimli coğrafyası nedeniyle yağmur suyu kısa sürede yüksek debiye ulaşarak denize yöneliyor. Buna betonlaşma, asfalt alanların artması, dere yataklarının daralması ve bazı bölgelerdeki yetersiz menfezler eklendiğinde taşkın riski daha da büyüyor.
En dikkat çekici noktalardan biri ise Trabzon Havalimanı çevresinde yaşanan su baskınlarıydı. Ulaşım açısından kritik öneme sahip bir tesisin otoparkı ve çevresindeki alanlarda su birikmesi, yalnızca günlük yaşamı değil, acil durumlarda ulaşımın sürekliliğini de düşündürmeli.
Burada mesele birkaç mazgalın temizlenmesiyle sınırlı görülmemeli. Yağmursuyu hatlarının kapasitesi, dere yatakları, menfezler, denize çıkış noktaları, sahil yolu ve kıyı dolguları birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle dik eğimli derelerin Karadeniz Sahil Yolu ile buluştuğu bölgelerde doğal su akışının nasıl etkilendiği teknik olarak incelenmelidir. Üzeri kapatılan dere ve menfezlerin uygun koşullarda yeniden açık kesit hâline getirilmesi de gündeme alınmalıdır.
İklim değişikliğiyle birlikte kısa sürede etkili olan aşırı yağışların daha sık görülmesi, Trabzon için yeni bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Bugün yaşanan su baskınlarına müdahale etmek kadar, yarın yaşanabilecek daha büyük sorunları önceden görmek gerekiyor.
Trabzon’un ihtiyacı, yağmur yağdığında müdahale eden değil, yağmur yağmadan önce önlem alan bir şehir anlayışıdır.
Bu nedenle kısa, orta ve uzun vadeli bir taşkın eylem planı hazırlanmalı; altyapı, dere yatakları ve kritik ulaşım noktaları bütüncül bir anlayışla yeniden ele alınmalıdır.
Çünkü mesele sadece bir yağmur meselesi değil. Mesele, Trabzon’un gelecekteki yağmurlara ne kadar hazır olduğu meselesidir.